Ağustosun 5 Günü

Ağustos 2008 tarihinde yaşanan Güney Osetya Savaşı’nı konu alan gerçek olaylardan uyarlanmış ortalama bir film.

Aslında filmi uzun zaman önce izleyecektim ama özel olarak izleyip yorumlamak istediğim için bu zamana kadar uzadı. Öncelikle hayal kırıklığına uğradığımı ifade etmek istiyorum. Çünkü filmi izlemeye kara verdiğimde, üzerinde çok şeyler söyleyebileceğim bir film olarak algıladım. Ancak an itibariyle sıradanlıktan öteye gidemediğini gördüm. Hatta her zamanki gibi biraz politize ederek yorumlarsam durum daha da vahim bir hal alabilir.

Filmin en heyecanlı tarafı mevzunun zamanında Türk gazetecilerin başına gelmiş bir olayın canlandırılmasıyla başlaması olmuş. Bilindiği üzere bir grup Türk gazeteci araba ile giderlerken saldırıya uğramışlardı. İşte bu saldırı görüntülerinin canlandırılmasıyla başlayan film, ellerinde insanlık suçu sayılabilecek bir görüntü olan bir grup gazetecinin bu görüntüleri Dünya ile paylaşması olayı üzerinden Güney Osetya Savaşı’nı anlatan sıradan bir yapım olmuş.

Dayanamayacağım maalesef ama yine söylemek zorundayım: Olay; Amerika’nın, Gürcistan halkını gazlayan ve Dünya’ya bakın burada böyle bir dram vardı biz o yüzden yardımcı olmak için olaylara karıştık demesinden ibarettir. Böylece yüzyıllarıdır başarıyla uygulanan toplum mühendisliği ile Dünya halkları tepkisizleştirilmiş olunuyor.

Filmde; Mihail Saakaşvili rolünde Andy Garcia’nın ve yaralı kurtulan gazeteciyi de Wal Kilmer’ın oynamasını makarnanın üzerine sos dökülmesi gibi anlayabiliriz.

Ayrıca, Amerika’da okuyan Gürcü kızın da yerli ortak akıl olduğu da gözümden kaçmadı. Her ülkede olduğu gibi kendi ülkesinin sürekli eksik olduğunu ve Amerikan ideolojisinin gelinmiş en üst düzey olduğunu düşünen bu artık aklın ülkemizdeki unsurları da gözümün önünden geçiyor.

Sonuç olarak hayal kırıklığı olarak adlandırabileceğim, güzel savaş sahneleri olan, ünlüleri görebildiğimiz bir film. Her zamanki gibi film tutkunları için izlenmesi gereken diğerleri için olmasa da olur diyebileceğim türden bir yapım olduğunu söyleyerek, herkese savaşın olmadığı, daha doğrusu “demokrasinin getirilmediği” bir ülke diliyorum.

Süleyman ÜSTÜN

Kamu Personeli, Kamu Yönetimi Mezunu, Bilişim Uzmanı, Kuran Araştırmacısı, Sinemasever ve Sosyoloji Öğrencisi.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir