Annesiz bir aile düşünülemez

Hint filmlerinden bahsedilince hep, ya herkesin dans ettiği ya da vurdulu kırdılı ya da erotik filmler akla gelir. Fakat bu film başka.

Hintli bir yönetmen olan Vikramaditya Motwane’ın yazıp yönettiği Udaan (Flight) (Uçuş) etkileyici bir drama. Genelde İran filmlerinde görmeye alıştığımız bir aile hikâyesi.


Uzun yıllardır yatılı okulda okuyan Rohan’ın arkadaşlarıyla birlikte okuldan kaçması nedeniyle, okuldan kovulup babasına teslim edilmesiyle başlıyor. Rohan, Bıyıklı’nın kendisini babasına teslim etmesiyle birlikte bir kardeşinin daha olduğunu öğreniyor. Annesi öldükten sonra babası bir kez daha evlenmiş ve kardeşi Maninder doğmuş. Babası, anlaşamayınca kadından boşanmış ve çocukla birlikte yaşamaya başlamışlar. Yani Rohan babasıyla uzun yıllardır görüşmüyorlarmış. Sadece yılda bir kez mektup yazar tehditlerini savururmuş.

Rohan, duygu dolu, sürekli şiir ve hikâye yazan bir gençtir. Babası ise bir dökümhane sahibi ve sürekli çalışıp sorumlu olduğu ailesini geçindirmeye çalışan ve çocuklarının de bu yönde büyümesini isteyen bir adamdır. Çatışma kaçınılmazdır. Bir yanda özgürce istediğini yapmak isteyen bir genç, diğer yanda ise çocuklarının geleceğini garanti altına almayı amaçlayan, bunu yaparken de asla taviz vermeyen, çoğu zaman da hunharca yapan bir adam.

Eminim bu hikâyeyi gözyaşlarıyla izleyeceksiniz. Ancak ben her zaman olduğu gibi filmi farklı açılardan ele almaya çalışacağım. Filmin sonunda gördüğümüz şey, zaten özgür olan kuşların uçmalarıydı. Peki sizce daha sonra ne oldu. Muhtemelen çocuklar gittikleri Bombay’da özgürce karanlığa karıştılar. Peki sizce bir belirsizlik yerine, sorunlu da olsa çocukların evlerinde, ailelerinin yanında yetişmesi daha doğru değil mi? Evet böyle bir baba profiliyle kimse yaşamak istemez ama her babanın öyle olmadığı mesajı verilmedi hiç. Filmde amcayı oynayan diğer büyük bireyin çocuğu yoktu. Acaba bu bir tesadüf müdür? Yoksa yeni nesli aile kurumuna karşı soğutmak ve bir zaman sonra özgürce yuvadan uçmaları için yönlendirmek midir? Eğer filmin bir yerinde, bakın tüm aileler böyle değil, çok güzel ailelerde var mesajı olsaydı bu sözlerimi asla söylemezdim. Burada ya bir bilinçli yıpratma söz konusu ya da bir eksik. Eksik olduğunu umuyorum.

Bu çekincemi dile getirdikten sonra ne olursa olsun, güzel bir film izlemek isteyen her sinemaseverin izlemesini tavsiye ettiğim bir film. Ama eğer ailecek izlenecekse muhakkak izlerken bu vurguların çocuklara yapılması lazım aksi halde bilinçaltlarında yanlış bir etki oluşabilir.

Allah kimseyi böyle bir babanın eline bırakmasın ama kimseyi de ailesinden ayırmasın.

Süleyman ÜSTÜN

Kamu Personeli, Kamu Yönetimi Mezunu, Bilişim Uzmanı, Kuran Araştırmacısı, Sinemasever ve Sosyoloji Öğrencisi.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir