Dahi öldü mü?

Büyük beyin Sherlock Holmes’un ilgiyle izlenen serisinde ikinci sezon sona erdi.

Bir mini dizi olarak adlandırılabilecek olan seride ikinci sezonda da sanki her bölüm başka bir dosya açıklığa kavuşturuluyormuş gibi görünse de sezon bir bütün içinde başlayıp bitiyor. Bu sezonun ana konusu, aynı Sherlock gibi dahi fakat ondan ayrı olarak bir şu dehası olan Jim Moriarty’nin bertaraf edilmesiydi. Bunun için her bölümde başka bir konu ele alınsa da olaylar ana konuyu tamamlamam için kurgulanmış birbirleriyle bağlantılı olaylardı.

Aslında dizi ve Sherlock hakkında fazla bir şey söylemek doğru olmaz. İki kere ikinin dört ettiği gibi, iki hidrojen ve bir oksijenin su ettiği gibi Sherlock’un da her olayı çözeceği her konu hakkında harikulade bir açıklamasının olacağı bir vakıadır. Tabi bunu yaparken arkadaşı, yoldaşı Dr. Watson’unda katkıları küçümsenemez.

Evrensel Sherlock hikâyesinden farklı olarak bu seride ağabeyinin İngiliz gizli servisinde çalışıyor. Daha önce de söyledim sanıyorum ama tekrar etmekte fayda var. Bu seri’nin Jude Law’ın oynadığı sinema filmleriyle bağlantısı yok. Bu filmlerden ikincisi olan A Game of Shadows’u henüz izlemedim. İzledikten sonra sizlere genel bir değerlendirme yapacağım.

Bir not olarak, ana karakterlerden olan Jim Moriarty bana başka bir şeyi hatırlattı. Yine Sherlock Holmes’un yaratıcısı olan Sir Arthur Conan Doyle’un yarattığı başka bir karakter olan Profesör Moriarty’yi. Gençlik iksirini keşfetmiş ve yüzyıllarca genç kalabilen bir adamın hikâyesi. Hatta sinemaseverler hatırlayacaktır, The League of Extraordinary Gentlemen (Sıradışı Centilmenler Kulübü)’nde de bu karakter vardı.
Sonuç olarak baktığımda karşımda iki yılda bize sunulan 3 bölüm bölüyorum. Bu bile diziye ne kadar özen gösterildiğinin bir kanıtı. Kendi dizilerimize baktığım zaman, bunların yüzde biri bile olsa yeter diyorum. Ancak daha önce de ifade ettiğim gibi Kurtlar Vadisi ve Sağır Oda’dan sonra ATV’de yayınlanan Son’un da bu kategoride beni izlemeye celbeden dizi olduğunu söyleyerek bitirmek istiyorum. Elbette tarz olarak birbirine benzemiyor ama ben konu ve sunuş bakımından özen verilmiş ciddi işler olarak görüyorum.

Son olarak başlıkta sorduğumuz sorunun cevabının hayır olduğunu ifade etmek gerekir. Ama bunu nasıl olduğunu henüz bilmiyoruz. Eğer devamı gelirse ki gelip gelmeyeceğini şu an için öğrenemedim, o zaman bu konunun açıklığa kavuşturulacağını düşünüyorum.

O zamana kadar size karşı tarafta olan dâhilerden uzak günler diliyorum.

Süleyman ÜSTÜN

Kamu Personeli, Kamu Yönetimi Mezunu, Bilişim Uzmanı, Kuran Araştırmacısı, Sinemasever ve Sosyoloji Öğrencisi.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir