Hz. Musa aslında Mısır Firavun’u Akhenaton muydu?

Musa ile ilgili bazı şeyleri ilk kez duyacağınız yazımıza başlamadan önce şunu belirtmem lazım: Musa bir isim değildir. Musa veya Moses OĞUL demektir. Firavunların çoğunun isimlerinde vardır: Ramses – Ra Moses – Ra’nın Oğlu (Güneş Tanrısının Oğlu), Ahmose – Ah’ın Oğlu (Ay Tanrısının Oğlu, İlah kelimesi esasında İl = Tanrı, Ah = Mısır Ay Tanrısı demektir.)

Tıpkı İsa’nın yarı mitolojik hikayesinin Osiris’in hikayesine benzemesi gibi Musa’nın hayat hikayesine benzeyen beş karakter var. Önce bunların en gerçek bulduğumu anlatacak yazının sonunda diğerlerini de ekleyeceğim…

Mısırlılar’ın görkemli tarihine ilişkin çok şey biliyoruz ama Musa’nın hikayesi yok. Mısırlıların Musa gibi Mısır tarihinde silmek istedikleri bir firavun vardı: Tek tanrı inancını getirdiği için Mısırlı rahiplerin isyanı sonucu tahtan indirilen Akhenaten (veya Akhenaton).

Musa belki de bir Akhenaten rahibiydi ama yaşam hikayesi olarak bu gizemli firavunu almıştı. (Marfan sendromu hastalığı yüzünden uzuvları -kafası dahil- ince ve uzundu. Bir uzaylıya benziyordu. Akhenaton için Hz. İbrahim de denir, öyleyse Musa onun bir rahibi olmalı.)

                Baştan başlayalım…
IV. Amenhotep veya Akhenaten (Akhenaton):
                Firavun III. Amenhotep’in karısı Tiye hamile kaldığında çocuk erkek olursa taht üzerinde hakimiyet hakkı olmasın diye öldürülmesine karar verilmişti. Diğer eşler Tiye’ye bir akıl verdiler; çocuk erkek olursa bir sepet içinde nehre bırakacaktı.

Böylece Aminadab adı verilen erkek çocuk nehre bırakıldı. Kendisini bulan Levi’nin evinde İbrani aile tarafından büyütüldü. Bir noktada firavunun oğlu olarak tekrar kabul edilmiş olmalı ki, Heliopolis’te dini eğitim alıp, üvey kız kardeşi Nefertiti ile evlendi. Babasının ölümünden sonra IV. Amenhotep adını alarak tahta oturdu.

Kısa süre sonra “Amen memnun” anlamına gelen adını değiştirip, “Aten’in Görkemli Ruhu” anlamına gelen Akhenaten ile değiştirdi.

İbraniler gibi tek tanrı inancını kabul etmesi halk arasında hoşnutsuzlukla karşılandı, özellikle güçlü rahiplerin muhalefetiyle tahtı kuzeni Smenkhare’ye bırakmak zorunda kaldı. Mısır’dan kovulan Akhenaten dostlarını, arkadaşlarını, inananlarını ve kendisini büyüten Tey ailesinden İbranileri yanına alarak kaçtı.

Mısır’da tek tanrı Aten inancı kısa sürede bastırıldı ve Akhenaten isminin kullanılması yasaklandı, silinmeye çalışıldı. Yine de Akhenaton’un karısı Kiya’dan olan oğlu kısa süre de olsa tahta geçti: Tutankhaten ismini alan bu oğlu, daha sonra Tutankamen (Tutankamon) ismini aldı. Bildiğiniz gibi genç yaşta öldü. (Belki de öldürülmüştür.)

Kalan kısıtlı Mısır kayıtlarına göre yanındakilerle kaçan eski firavun Musa/Akhenaton Pi-Rameses’ten yola çıkarak Güney Sina’da bataklık bir bölgeye götürdü. Burası yaya geçilebiliyordu ama atlar ve atlı arabalar ağır olduğundan çamura sağlanırdı.

Burası şu açıdan önemli Tevrat’ta Musa ve yanındakiler Kızıldeniz’den geçmez, kullanılan kelime Yam Suf idi. “Sazlıklar Denizi” yani. İbraniler bu bölgeye Yam Suf diyordu. Yani İngilizce “Sea of Reeds” zamanla bu “Sea of Red” yani “Kızıldeniz”e döndü.

Musa/Akhenaten ve takipçileri sazlar arasından geçmiş, peşlerindeki ağır atlı arabalar çamura saplanmıştı. Ama sazlık anlamında gelen “Reed” kelimesinin “Red” dönüşmesiyle Musa asasıyla Kızıldeniz’i yarmış oldu. Gördüğünüz gibi bir “e” harfinin düşmesiyle ne, ne hale geliyor.

İsa’nın hikayesinin Osiris’in hikayesiyle birleşmesi gibi Musa’nın hilayesinin de Thoth ve Hermes’in hikayeleriyle benzerlikleri vardı.

Akhenaton ve takipçileri Kenan iline giderken yanlarında Mısır kraliyet soyundan Merykiya, ya da Meryamon (Amon’un sevdiği) adında bir kadın vardı, İsrailoğulları onu Meryem olarak tanıdı. Musa/Akhenaton ile Musevi kral soyunu başlattı.

Şunu da belirtmek lazım meşhur “On Emir”in aynıları Mısır’ın ondan çok daha eski “Ölüler Kitabı”nda vardır: Tevrat – Ölüler Kitabı:Benim dışımda başka tanrıya tapma – İlahi dengeye karşı gelmemBaşka ilahlar yaratma – Tanrı olduğunu söyleyen bir başkasına inanmamTanrı adını yanlış kullanma – Tanrıyı gücendirmemŞabat gününü kutsal bil – (Şabat günü yok)Anne ve babanı onurlandır – Akrabalarıma zarar vermemÖldürme- ÖldürmemZina yapma – Zina yapmamÇalma – Kimseyi soymamYalan söyleme – Doğruyu söylemek yerine yalanlar uydurmamBaşka birinin malına göz dikme – Başkalarına haksızlık etmem Musa/Akhenaton’u hangi dilde yazıya geçirmişti. İbranice 1000 yıl sonra yazıya geçtiğine göre Mısır hiyeroglif diliyle olmalı. Bu dilsel karışıklık içinde “Yüce olan” anlamına gelen Yahve (Yehova) kelimesinin Kenanca karşılığı il-ah, el-oh kelimesinin çoğulu Elohim tanrılar, tanrı olarak kullanıldı. (Bu Mısır Ay tanrısı Ah’dan geliyordu, Ah ise başka adlarıyla Sümer ay tanrısı L’ah (Sin)…

Musa tanrı ile dağda karşılaştığı için kullanılan “El Shaddai” (Dağ’ın efendisi) ise Sümer baş tanrısı Enlil (Büyük Dağ Tanrısı).Gördüğünüz gibi ortada karışık bir yapboz, kolaj var.Kenan diyarının eski inançlarında Gehenna diye bir vadide bugün şeytanın imajı olarak kullanılan resimlerde gördüğümüz Moloch adlı bir tanrıya insan kurban ediliyordu. Gehenna’da dine Cehennem olarak girdi. Moloch da Şeytan’a görüntüsünü verdi.

Diğer Musalar…
1-      Sargon: Sümer Kralı Büyük Sargon’dan: “Zor durumdaki annem, hayatımın kurtulması için beni kamışlardan yapılmış bir sepete koydu ve sepetin ağzını ziftle mühürledi. Nehire koydu, nehir beni Akki’ye taşıdı.”Tevrat’a, Musa’nın hikayesine bu nasıl girmiş olabilir. Cevap basit: Tevrat’ın önemli kısmı Yahudiler Babil’de sürgündeyken yazılmıştı. Sargon’un hikayesini beğenip eklemiş olmalılar.

2-      Osarsiph: Ptoleme dönemi tarihçilerinden Manetho’nun (Manethon) yazdığına göre Osarsiph hırslı ve gaddar bir rahipti. Firavun cüzzamlılar Avaris adlı bir kente sürmüştü. Osarsiph onların başına geçti. 200 bin kişilik bir ordu kurdu. Musa ismini aldı. O ve takipçileri gaddar ve barbardı. Osarsiph Mısırlılar’dan nefret ediyordu. Onlar tapıyor diye boğaları kurban etti. Sonunda firavun Amonophis onu ve ordusunu Kenan ve Suriye’ye kovmayı başardı. Mısırlılara göre bugüne kadar gelen Musevi kanunları, Cüzzamlı kolonisi ve Osarsiph’in kanunlarıydı.

Musa dağa çıktığında Harun’un İsrailoğulları tapsın diye yaptığı Altın Buzağı’yı hatırlar mısınız? Bu Mısır Boğa Tanrısı Apis’di. Musa’nın bu altın putu gördüğünde ne kadar kızdığını da hatırlarsınız? Görüldüğü gibi Musa hikayesine giren bir şeyin daha kaynağını bulduk. İşin ilgini tanıştığım bazı Museviler “Altın Buzağı” yani Apis’in kolyesini takıyordu. Bundan ne anlamalıyız? Museviler hala Harun’un altından buzağısını unutmadı veya tapıyor mu?

3-     Aşağı Mısır’ın Filozof Yöneticisi: Yunanlı tarihçi Strabo’ye göre Musa, Aşağı Mısır’ı yöneten monoteizme kafa yoran bir filozoftu. O tanrının erkek veya hayvan değil, “her şeyi kapsayan tek şey” olduğuna inanıyordu. Makamından vazgeçti. O ve takipçileri Sina çölünü geçip Kenan diyarına gittiler. Filozof Musa hoşgörülü ve barışçı bir insandı ama takipçileri hoşgörüsüz ve acımasız fikirleri dinine soktular.
4-      Firavun’un Fatih Oğlu: Musevi tarihçi Atranapus’a göre Musa, Aşağı Mısır kralı Chenepres’in oğluydu. Onu Etyopya’ya savaşa yolladı. Musa Etyopya’yı fethetti. Mısır’a döndüğünde Apis kültünü başlattı. (Bir daha Altın Buzağı) babası Chenepres onun başarıları karşısında belki tahtını tehlikede gördü veya kıskandı, öldürtmeye çalıştı. Bu Musa ve askerleri Mısır’ı işgal etmeye çalıştı ama başarısız oldu, İbranileri de yanına alarak kaçtı.
5-      Ateist Musa: Romalı tarihçi Tacitus, Manethon’a benzer başlıyor hikayesine. Onun Musa’sı da cüzzamlılara liderlik ediyor ama onlar çöle gidiyorlar. Kenan diyarına girdiklerinde Musa halkının ona dağlı olması için bir din uydurdu. Kosher diyetini, domuz etinden cüzzam geçtiği için koydu. Orucu ise yolculuk sırasında halkı susuzluk ve açlığa dirensin diye. Yolculukları 40 yıl değil, 7 gün sürmüştü. Bunu ansınlar diye de kutsal günü koydu dinine.
İşte gördüğünüz gibi değişik hikayelerden alınmış parçalarla ortaya kurgusal bir Musa çıkmış ama temel Osarsiph veya Akhenaton gözüküyor.
Kaynak : http://orkunucar.blogspot.com

Süleyman ÜSTÜN

Kamu Personeli, Kamu Yönetimi Mezunu, Bilişim Uzmanı, Kuran Araştırmacısı, Sinemasever ve Sosyoloji Öğrencisi.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir