Şampiyon olmak, bir gün kaybedeceğini bile bile devam etmektir..!

Bugün size, koşmak gibi sıradan bir eyleme, amaç vererek bir efsane yaratmanın hikayesini anlatacağım. Aslında bu hikaye, kitlelerin bir olması ve biz olmanın hikayesi.

Geçen yıl vizyona girdiğinde, sinemada izleyemediğim Şampiyon filmini bugün izleme fırsatım oldu. Aslında kolay kolay yerli yapımları izlemem ama vizyona girdiği zamanlarda çok dikkat çektiği için listeme almıştım.

İlk bakışta, sıradan bir at yarışı filmi gibi görünse de; ilk defa bir projesini izlediğim Ahmet Katıksız’ın yazıp yönettiği bu yapım; sıradışı gerçek hikayesi, çarpıcı sahneleri, dikkat çeken ayrıntıları ile Farah Zeynep Abdullah, Ekin Koç ve Fikret Kuşkan’ın efsanevi oyunculuklarıyla hafızalardan silinmeyecek bir film olarak şiddetle tavsiye edeceğim filmler arasına girmeyi başardı.

Filmde; masum bir Anadolu köy çocuğunun, Jokey olup Veliefendi Hipodromu’nda at koşturacak Halis Karataş’ın hayalleri peşinden giderek İstanbul’da giriştiği akıl almaz mücadele ve bu mücadelede arkasına aldığı kitlesel desteği anlatılıyor. Bu yönüyle sıradan bir film gibi gelse de hikayeyi; ülkemizin bir çok sıkıntılar yaşadığı 90’lı yıllarda yaşanan ekonomik kriz ve terör olayları nedeniyle bunalmış bir toplumun, hayata tutunma mücadelesiyle özdeşleştirip, bir de buna duygusal bir aşk ekleyince izlemeye değer bir yapım ortaya çıkıyor.

Bazı olaylar vardır, toplumları bir araya getirir. Tüm farklılıklar unutularak, kitleler aynı duygu etrafında toplanır. İşte bu duyguyu çok iyi bir şekilde aktaran film; izlerken, at yarışı gibi belkide toplumun çok az bir kesiminin takip ettiği bir olayı, sizin en vazgeçilmez meseleniz haline getiriyor. Zaten sinemanın büyüsü de burada yatıyor.

Netice itibariyle; yapımcıların, koşmak gibi sıradan bir eylemi alıp, bu eyleme bir amaç vererek, iki canlının kurduğu bağı, bu ikilinin kitlelerle yarattığı sinerjiyi, melankolik bir aşk hikayesi üzerinden aktarması filmin kalitesini artıran etkenler olarak söylenebilir. Bir de kanser gibi ağır duygusal bir meseleyi de ekleyince izlemeden önce mendilleri hazırlamak gerekiyor.

Süleyman ÜSTÜN

Kamu Personeli, Kamu Yönetimi Mezunu, Bilişim Uzmanı, Kuran Araştırmacısı, Sinemasever ve Sosyoloji Öğrencisi.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir